Düğün yemini nasıl yazılır (ve asla nasıl yazılmaz)
Yeminlerin çoğu, düğün sabahına kadar hiçbir şey yazmamış olmanın özrünü dileyen bir eş anlamlılar sözlüğüdür.
Düğün yemini, 80 kişi çekmiyormuş gibi yaparken tek bir kişiye yüksek sesle okunan bir sözdür. Bu, baskısı yüksek bir tür ve çoğu insan bu baskıya herkesin zaten kullandığı aynı altı sıfata sarılarak yanıt verir. 'En iyi dost.' 'Ruh eşi.' 'Suç ortağı.' O kadar aşınmış kelimeler ki, kimseye dokunmadan salonun üzerinden kayıp gidiyorlar.
The Full Truth
on Bir damadın el yazısıyla yazdığı düğün yeminleri
'Sen beni tamamlıyorsun' yazmışsın; bu hem ödünç alınmış bir replik hem de hukuken, kendine dair benlik duygun hakkında itiraf edilmesi endişe verici bir şey.
- 01
Hikayelerin yapması gereken işi yapan sıfatlar
Criticalİlk yarı, altında hiçbir şey olmayan bir özellik yığını ('güzel, nazik, en iyi dostum, dayanağım'). Okuyucunun neden senin dayanağın olduğuna dair hiçbir fikri yok. Bir sıfatı, onu hak eden anla değiştir: teşhisin geldiği gece ve gözünü kırpmayan tek kişinin o olduğu an. Tek somut sahne, on iltifattan ağır basar; senin somut sahnelerin var. Birini kullan.
- 02
Kendi sesinin olması gereken yerde ödünç replikler
Critical'Sen beni tamamlıyorsun' ve 'Sensiz bir hayat düşünemiyorum' senin değil. Bir filmden ve şimdiye kadar okunmuş her yeminden geliyor. Ödünç dil ona, kendi anına uzanmak yerine en yakın klişeye uzandığını söyler. İkisini de çıkar. Yazabileceğin en sakar gerçek cümle, çaldığın en akıcı cümleyi yener.
- 03
Tam anlamıyla 'yemin' denen bir belgede tek bir gerçek söz yok
NotableBugün nasıl hissettiğini anlatıyorsun ama yarın ne yapacağını asla söylemiyorsun. Duygular havadır, yeminler mimaridir. En az iki somut 'yapacağım' cümlesi ekle, biri zor günler için olsun: o dayanılmaz, beş parasız ya da korkmuşken ne yapacağın. İşte 19. yılda ayakta kalan kısım budur.
Sen benim en iyi dostum, ruh eşim ve dayanağımsın. Beni tamamlıyorsun ve sensiz bir hayat düşünemiyorum. Tanıdığım en güzel, en nazik ve en sevecen insansın.
Sen, bir hastane koridorunda benimle oturmak için fırtınanın içinde dört saat araba kullanan kişisin; sonra da endişelenmeyeyim diye otomattaki kahvenin iyi olduğunu numara yaptın. Sen bunu yapana kadar buna ihtiyacım olduğunu bilmiyordum. Seninle mükemmel olduğun için evlenmiyorum. Seninle, iş ciddiye bindiğinde orada olduğun için evleniyorum.
Hayatımızın geri kalanında seni hep mutlu edeceğime ve seni asla hayal kırıklığına uğratmayacağıma söz veriyorum.
Seni hep mutlu edeceğime söz veremem. Onun yerine şuna söz veriyorum: seni mutsuz ettiğim günlerde bunu ilk söyleyen ben olacağım ve düzeltene kadar odadan çıkmayacağım. Yalnızca iyi günlerde değil, sıkıcı salılarda da seni seçmeye devam edeceğime söz veriyorum.
- 1Yalnızca ikinizin paylaştığı beş anı listele. Gülerek biten kavga, gizlice sevdiğin kötü alışkanlık, anladığın o gün. Ham, cilasız. Bu senin ham maddendir.
- 2Göğsünü sıkıştıran ikisini seç ve yemini onların etrafına kur. Gerçek bir anın yanında yerini hak etmeyen her sıfatı sil.
- 3Duygularını sözlere çevir. Sevdiğin her şey için, onu koruyan 'yapacağım' cümlesini yaz. Yalnızca düğün günü için değil, en kötü gün için de bir söz ekle.
- 4Yüksek sesle oku, süre tut, iki dakikanın altına in. Ağzının takıldığı ya da gözlerinin dolduğu her yerde, o cümle kalır. Tebrik kartı gibi gelen her şey, o cümle gider.
That was a stranger's wedding vows. Drop yours, I will go just as hard.
One coffee, from €2,99. No mercy.
İyi haber: yemin, haksız bir avantajının olduğu tek metindir. Bu kişi hakkında dünyada başka kimsenin bilmediği şeyleri biliyorsun. Bütün iş, tebrik kartı dilinin arkasına saklanmayı bırakıp bunlardan birini yüksek sesle söylemekte. Somutluk oyunun tamamı. Sally vernizi kazımaya geldi.
- 01Gerçek bir an söyle. Seninle acil serviste oturduğu o salı, bulaşık makinesini yanlış yerleştirme şekli. Ciddi olduğunu kanıtlayan tek şey ayrıntıdır.
- 02İltifat değil, gerçek sözler ver. Yemin bir sözleşmedir. 'Yapacağım', 'sensin'i her seferinde yener. Bugün ne kadar büyüleyici göründüğünü değil, işler zorlaştığında ne yapacağını söyle.
- 03Günden önce yüksek sesle oku. Gözlerin kötü ritmi affeder, ağzın affetmez. Evde bir cümlede takılırsan, sunakta hıçkırarak geçersin.
- 04İki dakikanın altına indir. Salonun dikkati bir mum, fırın değil. Onlar daha fazlasını isterken uçağı indir, ikram masasını kontrol etmeye başladıklarında değil.
- 05Özetle değil, sözle bitir. Son cümle akıllarda kalandır. Onu, önceki paragrafın tekrarı değil, 40 yıl sonra da içtenlikle hissedeceğin bir şey yap.
- 'Sözlük sevgiyi şöyle tanımlar' diye başlamak. Kendi düğününde başvuru kitabından alıntı yapan birinden bugüne dek kimse etkilenmedi.
- Kanıt yerine sıfat üst üste yığmak. 'Nazik, akıllı, güzel, komik, sevecen' bir oyuncu ilanıdır, yemin değil. Beş özellik, sıfır kanıt.
- Onu seyirci için yazmak. Arka sıraya bir şaka eklediğin an, evlendiğin kişiyle konuşmayı bırakmışsındır. O bunu anlar.
- İmkansızı vaat etmek. 'Seni asla üzmeyeceğim, neye ihtiyacın olduğunu hep bileceğim.' Tanıklar önünde 50 yıllık bir sözleşme ihlali kuruyorsun.
- Kimsenin takip edemediği iç şaka. 'Ve tabii ki, lama.' İkiniz için tatlı, salonun geri kalanı için ölü bir bölge ve videoda kara delik.