Sağdıç konuşması nasıl yazılır (ve asla nasıl yazılmaz)
Çoğu sağdıç konuşması, bir adamın grup sohbetini, o sohbette olmayan insanlara yüksek sesle okumasından ibarettir.
Düğün konuşması, dinleyicilerin senin başarılı olmanı istediği halde yine de onları kaybetmenin bir yolunu bulduğun tek sahne anıdır. Ellerinde şarap var, beklentileri düşük ve alkışlamak için yanıp tutuşuyorlar. Tek yapman gereken üç dakikayı on bire çevirmemek ve damadın büyükannesinin önünde bir İbiza hikâyesi çıkarmamak.
The Full Truth
on Bir sağdıcın düğün konuşması
Sekiz dakika, dört iç şaka ve gelinin adı tek bir kez, yedinci dakikada, lojistik bir sonradan akıl olarak geçti.
- 01
Gelin kendi düğün konuşmasında konuk durumunda
CriticalSona doğru bir kez, 'ha, bir de' diye başlayan bir cümlede beliriyor. Bu bir evlilik hakkında konuşma. Ona gerçek bir cümle ver: onu değiştirdiğini gördüğün bir anı, ayrıntılarla ve sıcaklıkla anlatılan.
- 02
Salonun içine giremediği iç şakalar
Critical'İşte Dave klasiği', 'Magaluf olayı', 'ne yaptığını biliyorsun' dört kişiye işler ama iki yüz kişiyi dışarıda bırakır. Ya hikâyeyi hızlıca anlat ya da kes. Yalnızca senin anladığın bir espri, fazladan adımı olan bir sessizlikten ibarettir.
- 03
Yapı yok, sadece aklına geldikleri sırayla dizilmiş anılar listesi
NotableGalerini yüksek sesle kaydırıyormuş gibi okunuyor. Bir hikâye seç, ona bir dönüş ver ve onun kim olduğu hakkında bir anlam taşımasını sağla. Bir konuşmaya omurga lazım, envanter değil.
Neyse, Dave ile çok eskiye dayanırız, çılgın geceler geçirdik, işte Dave klasiği, ha, ne yaptığını biliyorsun dostum. Resmen efsane. Ha, bir de Sarah, sen de harikasın.
Dave ile 19 yaşında, dengeli bir öğün anlayışının bir döner ile bir özürden ibaret olduğu zamanlarda tanıştım. Bugün Sarah ile evlenen adam, ona yapacağı sürprizleri üç hafta önceden planlıyor. Bir kaos tüccarını güvenilir birine dönüştürdüğünü gördüm ve açıkçası bu hayatımda gördüğüm en iyi sihirbazlık numarası.
Topluluk önünde konuşmada pek iyi değilim, o yüzden idare edin, bu biraz uzun sürebilir, nereden başlasam ki haha.
Dave'i on beş yıldır tanıyorum, yani seçeneğim çoktu. Sarah'nın neden 'evet' dediğini sonunda anladığım o günü seçtim.
- 1Tüm salonun tek bir cümlede takip edemeyeceği her hikâyeyi kes. Dipnota ihtiyacı varsa, çöp kutusuna ihtiyacı vardır.
- 2Damadın şimdi kim olduğuna dair net bir noktası olan tek bir hikâyeye ve gelin hakkında gerçek bir ana indir.
- 3Ayakta, süre tutarak, yüksek sesle oku. Beş dakikayı geçiyorsan düzenlemiyorsun, umut ediyorsun. Omurgaya kadar kes.
- 4Kadehini kaldırıp insanların gözünün içine bakarak söyleyebilecek kadar tam ezberlediğin bir kadeh kaldırmayla bitir.
That was a stranger's wedding speech. Drop yours, I will go just as hard.
One coffee, from €2,99. No mercy.
İyi konuşmalar tek bir şey yapar: salona, iki belirli insan hakkında belirli bir şey hissettirir. Kötüleri ise konuşmacının kendi komedi hırslarının özgeçmişidir; tatlı henüz gelmediği için gidemeyen esir bir dinleyiciye sunulur. Sally ikisine de sonuna kadar katlandı. Defalarca. İşte fark bu.
- 01Damatla ilgili somut tek bir görüntüyle başla, 'nereden başlasam ki' ile değil. Başlarsın. İş bu zaten.
- 02İlk 30 saniyede gerçek bir kahkaha kazan, sonra onu kasaya koy. Sevgi salonu satın alır. Zalimlik onu yalnızca kiralar.
- 03Bir başlangıcı, bir dönüşü ve onun şimdi kim olduğuna inen bir noktası olan TEK bir hikâye anlat. Bir özet gösterisi değil.
- 04Üçte iki noktasında sert bir şekilde çifte dön. Konuşma bir evlilik hakkında, senin arkadaşlık özgeçmişin hakkında değil.
- 05Ayakta, yüksek sesle en az beş kez söylediğin bir kadeh kaldırmayla bitir. Süre tut. Üç ila beş dakika, nokta.
- 'Topluluk önünde konuşmada pek iyi değilim' diye başlayıp bunu dokuz işkence dolu dakika boyunca kanıtlamak.
- Vegas hikâyesi. Bekarlığa veda hikâyesi. 'Yolda olan yolda kalır' hikâyesi. Herkesin annesi babası bu salonda ve bunu biliyorsun.
- Sevgiye açılan bir çıkışı olmayan bir dalga geçme, öyle ki damadın gülümsemesi yavaşça bir rehinenin yüzüne dönüşür.
- Telefondan düz ve tek tonlu bir sesle, kaydırarak okumak ve yeni evli çifte bir kez bile yukarı bakmamak.
- Son kadeh kaldırmaya kadar gelinin var olduğunu unutmak; orada da ona apar topar eklenmiş 'bir de Sarah, sen de harikasın' cümlesi düşmek.